Son 30 yıldır Türkiye Sosyalist Hareketi başına yemiş olduğu onca sopaya rağmen bir türlü akıllanmadı, daha doğrusu acısını hissetmedi. Bir türlü kendisinden başka da devrimci ve demokrat kurumlarının da var olduğu ve devrim rüyasını kendisinin tek başına ipi göğüsleyemeyeceğini ya anlamadı yada bilmiyor! Bence son şık daha göze sokulur bir şekilde yansıyor! İnsan evladının ego sevdası, ne yazık ki sosyalist grupların içerisinde de var olmuş durumda! Kişi/kişiler devrim hedefi öncesinde ilk başta kendi iç dünyasını değiştirme gerektiğinin farkına bir türlü varamadı! Bunların en önceleri arasında ego belkide en üst sıralarda kendine yer edinmiş durumdadır!
Peki ne oldu İzmir Barosu'n da?
Aslında bilinen gerçek ki, İzmir Barosu'nun Başkanlığını ne yazık ki Sosyalist/Çağdaş Avukatlar kaybetti. Oy atma tenezzülü bile göstermeye pek muhterem a
vukat arkadaşlar seçimin bazı şeyler için çözüm olmayacağı inancı içindeydiler sanırım! Olsun bu da bir düşünce biçimidir! Ancak bu düşünce biçimi de bir yere kadar efendim!
Bir birlikteliği bile oluşturmayı beceremeyen sosyalist avukatlar yada daraltmadan söylemek gerekli kendini çağdaş ve ilerici olarak gören avukat arkadaşlar neden birleşme gereği duymadı yada neden oy kullanmadı? Şimdi ise İzmir Barosu'nu İP MHP AKP İttifakından oluşan grup kazandı! Yani faşizmi şuan artık Baro iliklerine kadar hissedecektir!
Cevap isteyen(ler) olursa yorum da yapabilir, iletişim de kurabilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder