ADSENSE

2014-08-02

İNSANLIK İÇİN BÜYÜK ADIM DEĞİL

''Benim için küçük insanlık için büyük adım'' demişti. Neil Armstrong... Sonra 82 yaşında hayata gözlerini  yumdu. 
O dönem çok tartışıldı, efendim uzay çağını yaşıyordu o dönem dünya. Çok tartışılan mevzusu ise bir stüdyoda çekimin gerçekleştirilip, uzay/ay süsü verilip insanlara yutturuldu bile denildi. Elbette bizler izleyiciyiz, bilemeyiz. Ancak şuan biriken miras ile MARS bile ulaştı bu kavas herifler... Oralarda yaşam belirtileri arıyor ve aratıyorlar. Hatta kimi rivayetlere göre yaşamın kaynağını bile bulabileceklermişşşş... Kim bilir belki bir 50 yıl sonra bizlerde torunlarımıza durumu farklı şekilde anlatabiliriz. Yada onlar MARS'a gidip bizlere farklı bir teknolojik yöntem ile iletişime geçebilirler.



Peki bu adam Uzaya neden çıktı? Niçin Ay'a ayak bastı? Ay'a gitmek şart mıydı? Gereği var mıydı? Elbette tüm bunların cevabı ve sorusu ayrı ayrı cevaplanabilir fakat cevaplar hiçbir zaman kesinlik kazanmayacağı için, bu vatandaş ile birlikte herşey toprak olmuştur? Acaba bildi de toprak olabilir mi? Neyse sorunumuz o değil, belki bir sonraki yazılarımız da vakit bulup, yazma gereksimi gösterirsem belki yazarım. Yada bu ilk ve son yazımda olabilir.

Efendim o dönem insan evladı uzay macerası ile yanım tutuşa dursun, bizim ülkemizin canım insanı  dönemi çok iyi açıklayıcı bir sanat eseriyle yorumladı: Şemsi Yastıman'ın bir eseri var ki... Anlatılmaz dinlenir. O dönem ülkemize ait olan ve sorulması çekilinen bir çok soru kendilerine sorulmuş (uzaylılara), sanki kızım sana söylüyorum gelinim sen anla hesabı...

Özellikle merak konusu Türk toplumu için paha biçilemez bir kaftantır...

''Uzaylılar Hoş Geldiniz''




İki kutuplu Dünya'dan oluşan bir yaşam vardı. Bir taraftan S.S.C.B  diğer taraftan A.B.D .  İki ülkede teknolojik alanda yapmış olduğu çalışmalar ile birbirine rakipti. Ancak o dönem için bilinen ve kabul edilen birçok gerçek vardı. Sovyet Rusya dönemin en iyi uzay bilgi ve teknolojisine sahip ülkesiydi. Buradan yola çıkan pek muhterem meraklı insanlar yani Çinli'si İngilizi yahut Rus'u bunun adi bir Hollywood  filminden öteye gidemediğini söylediler. Yani Amerika'nın Dünya'yı aldattı söylenilmektedir. Bu şekilde davranmaların sebebi yukarıda bahsettiğimiz gibi Rusya'dan teknolojik olarak gerilerde olması ve bunu bir şekilde gerek Dünya kamuoyu ile gerekse uydurma belgeler ile gerçekleştirmek istedi.

Buna ilişkin bir çok soru oluşturulabilir.

Uzay ortamında bayrağın o şekilde dalgalanması yada dik durması ne derece normaldir? NASA buna ilişkin yapmış olduğu açıklamasında, etrafında bulunan motorların çalışması ve bunların çıkarmış olduğu havadan kaynaklı olduğunu söylemiştir...

Neil, ilk adımını bastığı sırada, çıkarmış olduğu iz, uzay araçlarında çıkmamıştır? NASA buna ilişkin pek tatmin edici açıklamalarda bulunmamıştır...

Ay'nın tek ışık kaynağı, Dünya'mız gibi Güneştir. Neden ona ait görüntüler göremedik? NASA, o dönem için, mevcut kameraların çözünürlüklerinin yetersizliklerinden kaynaklı olduğunu söylüyor.

Ayın ısısı ortalama 250 derecenin üzerindedir, peki ne olur o derecede? Bu derece insan evladı, pişer ve kebap olması müsaittir. Ancak uygun koşullar ayarlandığı vakit, ısıyı en aza yada hiç hissetmezsiniz bile, peki ya bu derece çekilen filmlere yada görüntülere ne olabilir? Cevabını artık siz düşünün...

Soru üzerine soru üretilebilir, belkide cevap bile çıkmayabilir ama görünen o ki, sanırız A.B.D.  o dönem Dünya vatandaşlarını ne yazık ki trolledi be abi...